Kayıtlar

ahlat agaci

ben bazı insanlara karşı çok kıskançım. her şeyi kıskanırım. hatta bir de kıskanıp senin adına sevindimcilerdenim o kişiler için. ama kıskançlıgımı hiç fiile veya söze vurmadım. benim kimseye zararım olmaz daima kendime zarar veririm ben. neyse gecer. yarın ahlat agaci hakkinda konuşucam ingilizce speaking de. iyice gelistirdim kendimi valla mashaallah. konuşucagim şeyleri kafamda kurguladım ve çok hoşuma gitti unutmamak için buraya da yazıcam. zamana bir çentik atmak. arkadaşım favori filmimi sorucak. then i am starting my favourite movie is the wild pear tree in turkish ahlat agaci. the reason of my love to this movie is the director actually. because nuri bilge recording natural places a lot. trees, snows, houses and etc. and the actors are my favourite way of movie. i love them all. they has an interesting vibe. like old village persons. i love all the things that remind me my village. maybe it cause of my grabdfather. anyway. my therapy is watching ahlat agaci. i can reccomend it ...

kafam

Resim
aklımı kaçırmadıgım bir gün daha.(ver güzel haber sabah sabah) sanırım belirsizlik, arada kalmışlık hissi en tehlikeli hisler arasına girer. insanın ne istedigini bilmemesi facialara yol açıyor. bunu 1 ay süren bir ilişki deneyiminin sonunda öğrendim. bu hissin sebebi özgüvensizlikten kaynaklanıyor.(benim çıkarımım) başkalarına yük olmadıgım halde yük oluyormuş gibi hissederim genelde. bunu dışarı da yansıtırım. (hemen sonrasında da insanlar benden uzaklaşır*swh ) ya bunu karakter özelligim olarak kabul edip işin içinden sıyrılıcam; ya da daha kötüsü bunun moron bir özenti, bir şeylerin etkisinde kalarak oluşan bir duygu oldugunu anlayamadan göçüp gidicem. allah korusun. en kötü son bu olabilir. insan ilişkileri bir nevi kumardır. ilk önceliginiz çıkar gözetmek olur-ki bu kötü bir şey degildir- size iyi gelenin yanında daha çok bulunmak istersiniz. böyle insanlar sizin için bir nimettir. tabi ki cabası da var yok demiyorum ama karanlık, sadece bir yatak ve bir masadan oluşan(bir de dan...

fark etmek

bir şeylerin farkına varmak. ya gülersin ya da ağlarsın bir şeyin farkına vardında. değer verdiğiniz birinin sizi önemsemediğini fark edersiniz üzülürsün. belki ağlarsın da. hoşuna giden bir şarkıyla karşılaşırsın. hoşuna gider. yüzüne bir tebessüm konar. belki çok sevinirsin. kahkaha atarsın. ikisi de madalyonun iki tarafı. bir çocuk düşünün. yatakta cenin pozisyonunda. hüngür hüngür ağlıyor. yine aynı çocuğu aynı pozisyonda harıl harıl gülerken düşünün. ikisinin de kafanıza sokacağı tek düşünce birşey olmuş buna. eğer onu önemsiyorsanız yanına gidersiniz. neden ağladığını sorucaksanız yüzünüzü yoğurursunuz. istemesenizde belki katreleriniz boşalır. ya onu anlamaya çalışırsınız ya da keyfiniz bozulmasın diye yapmacık bir suretle ordan kurtulmak için fırsat ararsınız. gülen kişi için de aynı. belki gülmesi sizin hoşunuza gider ve bir sorun olmadığını düşünerek yanına yaklaşmazsınız. halbuki gülmek ağlamaktan daha da sıkıntılıdır. daha doğrusu çılgıncasına gülmek. bir insan çılgın gibi ...