fark etmek

bir şeylerin farkına varmak. ya gülersin ya da ağlarsın bir şeyin farkına vardında. değer verdiğiniz birinin sizi önemsemediğini fark edersiniz üzülürsün. belki ağlarsın da. hoşuna giden bir şarkıyla karşılaşırsın. hoşuna gider. yüzüne bir tebessüm konar. belki çok sevinirsin. kahkaha atarsın. ikisi de madalyonun iki tarafı. bir çocuk düşünün. yatakta cenin pozisyonunda. hüngür hüngür ağlıyor. yine aynı çocuğu aynı pozisyonda harıl harıl gülerken düşünün. ikisinin de kafanıza sokacağı tek düşünce birşey olmuş buna. eğer onu önemsiyorsanız yanına gidersiniz. neden ağladığını sorucaksanız yüzünüzü yoğurursunuz. istemesenizde belki katreleriniz boşalır. ya onu anlamaya çalışırsınız ya da keyfiniz bozulmasın diye yapmacık bir suretle ordan kurtulmak için fırsat ararsınız. gülen kişi için de aynı. belki gülmesi sizin hoşunuza gider ve bir sorun olmadığını düşünerek yanına yaklaşmazsınız. halbuki gülmek ağlamaktan daha da sıkıntılıdır. daha doğrusu çılgıncasına gülmek. bir insan çılgın gibi gülüyorsa onun içini yiyen bir şey vardır. onun için dürtüden başka birşey olmamıştır artık gülmek. gülmek zorundadır. yoksa üzüntünün kölesi olur. ve hayat bu zıtlıklarla yaşanır.

Yorumlar